SAVUNMA YAPILARI

Savunma Yapıları

Araziye bağlı yerleşimlerden biri olan Sillyon bu şekliyle Pamphylia Bölgesi’ndeki diğer kentlerden de ayrılır. Şehir, Pamphylia Ovası’nda araziden ayrılmış yüksek bir tepe üzerinde konumlanır. Böylece Sillyon suru kentin siyasal tarihine göre, topoğrafik ve kentsel özellikler göz önünde bulundurularak inşa edilmiştir. Öyle ki çeşitli dönemlerde farklı karakterler sergilediği görülmektedir. Sillyon suru, akropolis ve aşağı kent olmak üzere iki bölüm halinde gelişmiştir. Sillyon’un konumlandığı doğal kayalık tepenin üst kısmı, akropolis ile aşağı şehri meydana getiren kentin güney batı, batı ve kuzey batısı yerleşime elverişlidir. Doğal olarak tahkimat sistemi de bu alanlarda kümelenmiş, burası güney batıdan kuzeye doğru şekillenen ve yaklaşık 1000 m. uzunluğundaki bir sur ile koruma altına alınmıştır. Öbür taraftan, akropolisin sadece batı tarafı sur bedenleri ile çevrelenmiş; diğer alanlar uçurumlu dik yamaçlara sahip olduğundan doğal bir tahkimata bırakılmıştır. Sillyon surunun genel olarak kayalık alandan faydalanarak oluşturulduğu ve kentin tarihsel süreci içinde arazi koşulları göz önünde bulundurularak eklemeler yapıldığı anlaşılmaktadır.

Sillyon surunu oluşturan temel yapılar arasında kuleler belli başlı olanlardır. Kentin aşağı şehir duvarları üzerinde 5, akropolis savunmasında ise 4 adet farklı planda kule inşa edilmiştir. Antik dönemde surdan bağımsız, savunmayı güçlendirmek için tasarlanan ve bastion olarak anılan büyük kuleler Sillyon’da karşımıza çıkmaktadır. Aşağı şehirde 1 ve akropoliste 1 adet olmak üzere kentte toplam 2 adet bastion bulunmaktadır. Aynı zamanda Sillyon antik kenti savunma sisteminde kapıların son derece önemli olduğu anlaşılmaktadır. Kentte 7 adet kapı tespit edilmiştir. Bu kapılar arasında ön plana çıkan kentin güney batı yamacında konumlanan ve “Ana Şehir Kapısı” olarak nitelendirdiğimiz yapıdır. Öyle ki, kentin tüm savunma sistemi söz konusu yapıya göre belirlenmiş gibidir.