AMAÇ VE KAPSAM

Araştırmanın Amacı

Gelişen teknolojik gelişmelere paralel olarak artık arkeoloji bilimi de değişerek güçlenmiş ve çalışma alanını genişletmiştir. Eskiden daha dar kapsamlı sorulara cevap verebilen arkeoloji artık toplumların sosyal yaşamı, ekonomi ve sosyo-politik yapısı, din, teknoloji vb. konuların tümünü kapsayan bir alana yönelmiştir. Sillyon Yüzey Araştırması Projesi ile Tarih, Mimarlık, Mühendislik, Sanat Tarihi, Etnoloji, Savaş Teknolojisi, Bilgisayar teknikleri gibi birçok bilim dalından uzmanlarla multidisipliner bir yaklaşımla Sillyon’un erken evresinden terkedildiği döneme değin tarihsel sürecine ait tüm detaylar saptanmaya çalışılacaktır. Projenin sonunda kentle ilgili belirleyen özelliklerinin bilim dünyasına sunulması, bu verilerin bölgenin tanıtılması ve kalkınmasına yardımcı olması amaçlanmaktadır.

Aşağıda bu doğrultuda belirlenen temel hedefler sıralanmıştır:

  1. Kentte bulunan tüm yapılar ve yapı öğelerini tespit etmek, envanterlerini çıkarmak ve çizimlerini yapmak temel hedeflerden biri olacaktır. Özellikle araştırmanın yoğunluğunu yapı araştırmaları oluşturacaktır. Sillyon’da bilindiği üzere Klasik Dönem’den Türk-İslam Dönemi’ne değin farklı yapılar bulunmaktadır. Kentin topoğrafik yapısından dolayı bu yapıların çoğunun büyük bir bölümü günümüze kadar sağlam gelmiştir. Örneğin akropoliste bulunan ve 13. yy.’a tarihlenen cami tüm ayrıntılarıyla ayaktadır. Yapının sadece kapı ve pencereleri yoktur. Bu yapı bölgede en erken Türk-İslam eserlerinden biridir.
  2. Projede elde edilecek verilerle tarihin farklı dönemleri boyunca burada yaşayanların sosyal yaşamı, geleneksel yapıları, kültürleri ve kültürlerinin mimari yapı tipleri üzerinde etkileri ve kentin güneybatısı, batısı ve kuzey batısı boyunca yayılım alanına sahip nekropolün gösterdiği özellikler saptanacaktır.
  3. Sillyon’un Pamphylia Bölge’sinin diğer kentleri ile olan ilişkilerini saptayarak benzer ve farklı özellikleri bulmak ve böylece bölge arkeolojisinde Sillyon’unun konumu belirlemek planlanmaktadır.
  4. Kent haritası uzman harita mühendisleri tarafından tekrardan ele alınacak, eksik kısımları tamamlanacak ve tüm arazi detayları belirlenecektir. Modern GIS teknikleri kullanılarak kentin farklı haritaları elde edilmesi planlamaktadır (3 boyutlu vb.).
  5. Sillyon territoryumuna (egemenlik alanı) giren yerleşimlerde batısındaki Küçük Asar, kuzeyindeki Kepez Yerleşmesi, Tekkeköy Köyü, Yanköy Köyü, Eskiyürük Köyü, Gökçepınar Köyü, Dikmen Köyü ile Kadriye Semti ve Kadriye ile Belek arasındaki sahil kesiminde tespit ve envanter çalışmaları yapılarak buraların ana kentle olan organik bağlantısının belirlenmesi amaçlanmaktadır. Örneğin bazı kaynaklarda Sillyon limanından bahsedilmektedir. Ancak bu limanın tam neresi olduğu somut verilerle tespit edilememiştir. Tarafımızca bugünkü Kadriye Semti ile Belek arasındaki sahil kesiminde aranması gerektiği (Çorlan batıdakine ise Koducak Deresi’nin denize döküldükleri alan) düşünülmektedir. Bu limanın araştırılması, uzman bir ekip tarafından gerekli su altı ekipmanlarıyla yapılması düşünülmektedir. Böylece Sillyon’un denizle olan bağlantısı veya olası deniz ulaşımı konusuna açığa kavuşturulacaktır.
  6. Pamphylia’da belli başlı yol hatları -Via Sebaste gibi- bugüne kadar yapılan çalışmalarla tespit edilmiş ve bu yollar üzerinde çeşitli köprü ve geçişlerin inşa edildiği görülmüştür. Ancak Sillyon’un ulaşım ağı bugüne kadar bilinmemektedir. Kentin etrafında yapılacak çalışmayla kentin bağlı olduğu yol sistemi belirlenecektir.
  7. Sillyon antik kentinin üzerinde kurulduğu tepelik kayalık bir alan olduğundan özellikle savunma yapıların bir kısmı çatı seviyesine kadar korunabilmiştir; fakat bu yapıların hemen hemen hepsinde çatlaklar, kırılmalar ve esnemeler oluşmuştur. Yapılara geçici müdahalelerde bulunmak gerekmektedir. Bu bağlamda kentte bulunan cami, kule, bastiyon, Ortaçağ kalesi vb. yapıların pasif korunması ve sağlamlaştırılması konusunda çözüm önerileri sunulacaktır. Tahribat etkilerinin giderilmesi ve durdurulabilmesine yönelik olarak alınması gereken tedbirleri tespit edilerek önleyici koruma müdahalelerinin belirlenmesine yönelik çalışılacaktır. Çalışmalardaki temel hedef, kent içerisindeki mimari yapıların mevcut durumlarının kültür varlığı açısından önemini kaybetmemesi ve bu yapıların sağlıklı bir şekilde yaşatılarak gelecek nesillere ulaştırılmasıdır.
  8. Arkeoloji, ortamın ve değişiminin tanımı için yerbilimlerinin, yerbilimleri de tarihleme için arkeolojinin verilerine gerek duymakta, bir anlamda arkeoloji yerbilimleri için “zaman laboratuvarı” işlevini almaktadır. Bu birliktelik de, giderek iki bilimin ortaklığına dayalı “jeoarkeoloji” ya da “ çevresel arkeoloji” alanının oluşmasına neden olmuş, kültür ile doğal çevre ortamını bir bütünsellik içinde ele alan bu alan son yıllarda hızla gelişmiştir. Sillyon’un üzerinde yükseldiği tepe kayalık bir alandan oluşmaktadır. Kayalık alanın jeolojik yapısından dolayı tarih boyunca çeşitli heyelanlar meydana gelmiştir. En son heyelan ise 1968 yılında olandır. Bu doğal afette kentin tiyatrosunun da olduğu güney kesimi aşağı yuvarlanmış ve buradaki tüm yapılar yok olmuştur. Günümüzde de özellikle güney, doğu ve kuzey kesimlerinde derin yarık ve çatlakların olduğu, çoğu yapının bu açıklıklara bağlı olarak yıkılma tehlikelerinin bulunduğu görülmektedir. Yüzey Araştırması Projesi kapsamında konuyla ilgili uzman jeoloji mühendisleriyle detaylı bir çalışma yapılacak ve bu doğal tehlikenin önlenmesi veya sürecin yavaşlatılması konusunda çalışmalar yapılacaktır.